<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sade Mutfak</title>
	<atom:link href="http://www.sademutfak.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sademutfak.com</link>
	<description>Doğal Ev Bilgileri - Beta 0.2</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Jun 2010 10:11:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Saçınız için Doğal ve Hoş Kokulu Bakım Suyu</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/dogal-bilgiler/saciniz-icin-dogal-ve-hos-kokulu-bakim-suyu/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/dogal-bilgiler/saciniz-icin-dogal-ve-hos-kokulu-bakim-suyu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 09:47:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğal Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzda en çok kılcal damarların saç derisinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca cilde sürülen her kremin %80 oranında kana karışabildiği de hesaba katılırsa, tamamen zararlı kimyasallarla üretilen şampuanları kullanmanın sağlığınızı ne kadar tehdit ettiğini anlamak mümkün. Peki saçlarının hoş kokmasını isteyenler için doğal öneriler yok mu? Sizin için hoş kokulu bir saç bakım suyu tarifi veriyoruz. Karaciğeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzda en çok kılcal damarların saç derisinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca cilde sürülen her kremin %80 oranında kana karışabildiği de hesaba katılırsa, tamamen zararlı kimyasallarla üretilen şampuanları kullanmanın sağlığınızı ne kadar tehdit ettiğini anlamak mümkün. Peki saçlarının hoş kokmasını isteyenler için doğal öneriler yok mu?</p>
<p>Sizin için hoş kokulu bir saç bakım suyu tarifi veriyoruz. Karaciğeri kuvvetlendiren etkiye sahip lavantayı saç bakımınız için de kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1 çorba kaşığı lavanta</p>
<p>1 lt su</p>
<p><strong>Hazırlanışı</strong>:</p>
<p>1 çorba kaşığı lavantayı 1 lt. su ile kısık ateşte 8-10 dk. kaynatın.  Oda sıcaklığına geldiğinde süzün. Banyonuzda cam bir şişe içinde muhafaza edin. Durulama suyuna 1 çay bardağı kadar bu lavanta suyundan ekleyin. En son bu suyla durulayıp çıkın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/dogal-bilgiler/saciniz-icin-dogal-ve-hos-kokulu-bakim-suyu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Beslenme Seminerleri 3</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-3/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-3/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 20:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Sade Hayat Derneği&#8217;nin düzenlediği Doğal Beslenme Seminerlerinin üçüncüsüne yoğun ilgi gören ve GDO&#8217;ya yeni bir bakış açısı getiren Deccal Tabakta kitabının yazarı, son dönemde GDO yasasına karşı sürdürdüğü eylemlerle ismini duyuran Gıda Güvenliği Hareketi Derneği başkanı Kemal Özer konuk oluyor. Seminerin bu ayağında siyasi, dini ve vicdani yönden GDO&#8217;lar ele alınacak. Tarih: 19 Haziran 2010, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sade Hayat Derneği&#8217;nin düzenlediği Doğal Beslenme Seminerlerinin  üçüncüsüne yoğun ilgi gören ve GDO&#8217;ya yeni bir bakış açısı getiren  Deccal Tabakta kitabının yazarı, son dönemde GDO yasasına karşı  sürdürdüğü eylemlerle ismini duyuran Gıda Güvenliği Hareketi Derneği  başkanı Kemal Özer konuk oluyor.</p>
<p>Seminerin bu ayağında siyasi, dini ve vicdani yönden GDO&#8217;lar ele  alınacak.</p>
<p>Tarih: 19 Haziran 2010, Cumartesi, 15:00</p>
<p>Yer: Sade Pazar &#8211; Balipaşa Cad. No:17 Fatih/İSTANBUL</p>
<p>Tel: 0212 5332858</p>
<p>Kroki için<a href="http://www.sadepazar.com/kroki.jpg" target="_blank"> tıklayınız.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Beslenme Seminerleri 2</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-2/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 08:34:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Sade Hayat – Doğal Beslenme Seminerlerinin ikincisi iyibilgi.com ve iyilikguzellik.com sitesi yazarı Nihal Doğan tarafından gerçekleştirilecek. Seminerin içeriği ise şöyle: Evde doğal sirke nasıl yapılır? Sirke sağlık için neden çok önemlidir? Eski hekimler ve Anadolu halkı şifa için sirkeyi nasıl kullandı? Sağlık için “Sirke” Nihal Doğan 22 Mayıs 2010, C.tesi, 13:30 Sade Pazar – 0212 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sade Hayat – Doğal Beslenme Seminerlerinin ikincisi<a href="http://www.sadehayat.org/2010/etkinlik/dogal-beslenme-seminerleri-2-saglik-icin-sirke/iyibilgi.com"> iyibilgi.com</a> ve <a href="http://www.sadehayat.org/2010/etkinlik/dogal-beslenme-seminerleri-2-saglik-icin-sirke/iyilikguzellik.com">iyilikguzellik.com</a> sitesi yazarı Nihal Doğan tarafından gerçekleştirilecek.</p>
<p>Seminerin içeriği ise şöyle:</p>
<p>Evde doğal sirke nasıl yapılır? Sirke sağlık için neden çok  önemlidir? Eski hekimler ve Anadolu halkı şifa için  sirkeyi nasıl  kullandı?</p>
<p>Sağlık için “Sirke”</p>
<p><strong>Nihal Doğan</strong></p>
<p><strong>22 Mayıs 2010, C.tesi, 13:30</strong></p>
<p>Sade Pazar – 0212 533 2858</p>
<p>Balipaşa Cad. No:17A Fatih- İstanbul</p>
<p>İlgili haberler için <a href="http://www.iyilikguzellik.com/haber.php?haber_id=2822">tıklayın</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/haber/dogal-beslenme-seminerleri-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sirke Tek Başına Doğal İlaç!</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/onemli-bilgiler/sirke-tek-basina-dogal-ilac/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/onemli-bilgiler/sirke-tek-basina-dogal-ilac/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 08:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Önemli Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Hakiki sirkeyi herkes mutlaka evde bulundurmalı, hem yemek amaçlı hem de eski tıp hekimlerinin kullandığı gibi acil durumlar için! Peki, eski hekimler hangi hastalıkları sirke ile tedavi etmişler? Prof. Dr. Ayten Altıntaş sorularımızı cevapladı. Rumeli kökenli bir ailenden gelmiş olmak, beslenme alanında çok önemli bir konuda doğru bilgi ve tecrübe sahibi olmama vesile oldu. Her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hakiki sirkeyi herkes mutlaka evde bulundurmalı, hem yemek amaçlı hem de eski tıp hekimlerinin kullandığı gibi acil durumlar için! Peki, eski hekimler hangi hastalıkları sirke ile tedavi etmişler? Prof. Dr. Ayten Altıntaş sorularımızı cevapladı.</p>
<p>Rumeli kökenli bir ailenden gelmiş olmak, beslenme alanında çok önemli bir konuda doğru bilgi ve tecrübe sahibi olmama vesile oldu. Her yıl kurulan turşular, yaz aylarında yaptığımız sirkeler… Her ne kadar çocukluğumda sirke sineklerine karşı savaş ilan etmiş olsam da, onların faydalarını ve sirke yapımında önemli görevlerini öğrendikten sonra onlarla barıştım. Artık sirke sinekleri ile aramızda tatlı bir muhabbet ve sevgi var, onlar kıymetli sirkelerimin büyük emektarları…</p>
<p>Sirkeden böyle tatlı tatlı bahsederken, etrafımda bulunan ve “hakiki” sirkenin tadını bilmeyenlerin bir anda ekşiyen surat ifadeleriyle karşılaşıyorum. Belki kendilerince haklılar! Çünkü market raflarında bulunan fabrikasyon sirkenin tadı ve kokusundan sonra kim olsa aynı tepkiyi verir. Peki, hakiki sirke ile günümüzde market raflarında satılan sözde doğal sirke arasında ne fark var? Eski tıp hekimleri sirkeye neden çok önem veriyorlardı? Sirke hangi hastalıkların ilacı? Neden her evde mutlaka hakiki sirke bulunmalı?</p>
<p><strong>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, sorularımızı cevapladı.</strong></p>
<p>Hakiki sirke, geleneksel beslenme kültürümüzde sofraların baş tacı, İbn-i Sina gibi eski hekimlerin de sirkeyi ilaç olarak kullandığını görüyoruz. Eski tıpta neden sirkeye çok önem veriliyor?<br />
Yazılı kaynaklardan elde ettiğimiz bilgilere göre, eski tıpta çok önemli bir yere sahip olan sirke, hem ilaç hem de ilaçların önemli bir malzemesi olarak kullanılmış. Günümüzde şurup, hap veya kapsül şeklindeki ilaç kullanımı, eski tıpta daha farklı idi. İslamiyet’ten önce şarap veya sirke kullanılarak ilaç yapılıyordu.</p>
<p>İlaç etkisi olan bitki, “sirke” ya da “şarap” içinde kaynatılıyor veya bir tülbent içine konularak etken maddesini bırakması için yine sirke ya da şarap içinde bekletiliyordu. Birinci yüzyıldan, sekizinci yüzyıla kadar ilaç yapılışı böyle devam ediyor ancak İslamiyet’in yayılması ile birlikte sekizinci yüzyıldan itibaren “İslam Tıbbı” ağır basıyor, şarap yasaklanıyor, ilaç yapımında “şeker” devreye giriyor. İslam âlimleri şekerin ilacı hızla kana iletme özelliğini keşfediyor ancak sirke önemini hiç kaybetmiyor. Tüm evrensel tıpta sirke kullanımı hep devam ediyor. Şeker devreye girdikten sonra sirkenin ilaç malzemesi olarak kullanımı azalıyor, ancak tek başına ilaç olarak kullanılmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>Bu bağlamda “sirke tek başına ilaç” diyebilir miyiz?</strong><br />
Eski tıbba göre evet.</p>
<p><strong>Peki, hangi hastalıkların tedavisinde sirke kullanılmış?</strong><br />
Eski tıpta sirke genellikle iki ayrı şekilde kullanılmış, birincisi dâhilen yani içilerek, ikincisi haricen cilde sürülerek. Ayrıca, bazı ilaçların sirke ile karıştırılarak hastaya verildiğini görüyoruz.<br />
Eski hekimlerin kullandığı en önemli sirke üzüm sirkesi, o zamanda yetiştirme üzüm ve dağ üzümü olmak üzere iki farklı üzümden doğal fermantasyon yöntemi ile sirke yapmışlar.</p>
<p><strong>Diğer meyveleri kullanmamışlar mı?</strong><br />
Ağırlıklı olarak üzüm sirkesi yapmışlar. Ancak günümüzde antioksidan etkileri bilimsel olarak kanıtlanan elma, nar, vişne gibi meyvelerin önemli özellikleri eski tıp kitaplarında da ön plana çıkıyor. Bu gibi meyvelerden de sirke yapılabilir&#8230;</p>
<p><strong>Sirkeyi içtiğimiz zaman vücudumuza nasıl etki ediyor?</strong><br />
Eski tıpta balgami mizaçlılara sirke tavsiye edilmiyor. Ancak safravi mizaçlılar için çok faydalı olduğu belirtiliyor. Eski hekimler insanların yüzüne bakarak mizaçlarını anlarlarmış. Balgami mizaçlılar soluk beyaz benizli, safravi mizaçlılar ise sarı veya kara sarı benizli olarak ifade ediyorlar.<br />
Eski tıp kitaplarındaki bilgilere göre;<br />
• Sirke safrayı giderir,<br />
• Yemek iştahını keser,<br />
• Hazmı kolaylaştırır,<br />
• Vücudu zayıflatır<br />
• Müzmin öksürük ve nefes darlığında faydalıdır,<br />
• Zehirlenmelere karşı ısıtılarak içilir.</p>
<p>Sirke yemekle beraber veya yemeklerden sonra alınırsa hazmı kolaylaştırıcı etkisi bulunuyor. Günümüzde salataya sirke koyularak tüketiliyor, bu da çok doğru bir yöntem. Eski tıbba göre salatalar hazmı zor yiyeceklerdir, bu sebeple o dönemde mide sağlığı için yiyecekler genellikle pişmiş olarak tüketilmiş. Meyveler de genellikle hoşaf olarak kullanılmış.</p>
<p><strong>Vücudu zayıflatıyor</strong></p>
<p>Sirke safrayı azaltır, iştahı keser ve vücudu zayıflatır. Yemeklerden önce bir miktar sirkeli su içmek iştahı kesiyor çünkü safrayı azaltıyor. Sirke vücuda alındığı zaman karaciğer safra imal etmiyor. İştahın çok olması vücutta safranın çok olduğunun işareti! Safra yapıcı gıdalar tüketildiği zaman karaciğer safra üretip öd kesesine gönderiyor, öd kesesi de mideye gönderiyor ve midede açlık hissi uyanıyor. Yedikçe açlık hissi uyandıran hazır gıdaların çoğunu safra üretici olarak örnek gösterebiliriz.</p>
<p>Eski tıbba göre zehirlenmelerde sirkeyi ısıtarak içmek gerekiyor. Sirkenin serinletici özelliği vardır. Herhangi bir gıdadan veya bitkiden zehirlendiğini hisseden insanlar sirkeyi ısıtıp ılık olarak içmesi gerekiyor sade içemeyenler su ile karıştırabilir.  Yeni yapılan bir sirkeyi sade olarak içebilirler ama bekletilmiş sirke çok keskin olduğu için çok yakabilir bu yüzden keskinleşmiş sirkenin su ile karıştırılmasında fayda var.</p>
<p>Müzmin öksürük ve nefes darlığında eski hekimler sirkenin faydalı olduğunu ifade etmişler her ikisi de akciğerle ilgili yani eski tıbba göre sirkenin akciğerler üzerinde olumlu etkisinin olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Cilt sorunlarında “başucu” ilacı: SİRKE</strong></p>
<p><strong>Cilt sorunlarında nasıl bir etkisi var?</strong><br />
Eski tıpta, cilt sorunlarında “başucu” ilacı olarak sirke kullanılmış. O dönemde pamuk veya yün sirkeye batırıldıktan sonra sorunlu bölgenin üzerine koyularak, cilt hastalıkları tedavi edilmiş.</p>
<p>* Eski hekimler, morarma ve şişme gibi problemlerde özellikle şiş ve ödem olan yerlerde, şişmeyi önleyici ve giderici olarak sirkenin çok faydalı olduğunu belirtiyor.<br />
* Sirke, kanayan yaralarda hem kanamayı durdurucu hem de iltihap kurutucu özelliği vardır.<br />
* Yaramaz çıbanlarda fayda eder.<br />
* Kaşıntıyı giderir.<br />
* Böcek ve arı sokmasında da, ısırılan bölgeye hemen sirke sürülüyor.<br />
* Ateş yanıklarında hemen sirkeli bez sarılıyor.<br />
* Uyuz, kaşıntı, abraşlık (alaca ve baras) hastalıklarında da sirke faydalıdır.<br />
* Kangrenin ilerlemesini engeller.<br />
* Dolamaya faydalı<br />
* Bitlenmeye karşı da sirkenin olumlu etkisi bulunuyor.<br />
* Gözaltı şiş ve morluklarında bal ve sirke karıştırılarak kullanılıyor.<br />
* Soğuk etkili ilaçlar da sirke ile karıştırılarak kullanılıyor.</p>
<p><strong>“Diş temizliğinde sirke kullananların ölene kadar dişlerle ilgili problemi olmaz” </strong></p>
<p>Eski tıp hekimlerinin hemen hemen hepsinin tekrar ettiği konu, sirkenin dişlere olan etkisi. Bu konuyu bütün eski tıp kitaplarında görmek mümkün. Bu kitaplarda yer alan bilgilere göre, sirke sallanan dişleri kuvvetlendirir,<br />
•          Çürüklere mani olur<br />
•          Ağız kokusunu giderir<br />
•          Ağız ve diş temizliğinde sirke kullananların dişleri çürümez ve dökülmez.<br />
•          Hekimler, “Diş problemi yaşamak istemiyorsanız bal ve sirkeyi karıştırın” diyorlar.</p>
<p><strong>Peki, bunu günümüzde uygulamak istersek ne yapmalıyız?</strong><br />
Doğal fermantasyon sirkeyi sade olarak veya balla karıştırıp, dişlerinizi hergün düzenli olarak bu karışımla fırçalayabilir ve eskilerin yaptığı gibi ağzınızda çalkalayarak yani gargara yaparak uygulayabilirsiniz.</p>
<p>Sirke ayrıca kulakta oluşan çınlama, uğultu ve ağrı durumlarında da faydalı. Eski tıp, kulakta çınlama ve uğultu için, kulağı sirkenin buharına tutarsan bu şikâyetlere mani olur diyor. Eski hekimler, kulakta oluşan kurtçuk, parazit, iltihap ve akıntıyı kulağa sirke damlatarak tedavi etmişler.</p>
<p>Atalarımız sirkeyi doğal fermantasyon yöntemi ile yapmışlar. Tabi doğal fermantasyon uzun zaman alan bir yöntem. Günümüzde yapay asit katılarak hızlandırılmış fermantasyon yöntemi, asetik asit ve koruyucu kimyasal katkılarla 24 saatte üretilen mamul, sirke niyetine satılıyor ve hem ağır kokusu hem de yakıcı tadı ile kullananlara itici geliyor. Hatta birçok insan hakiki sirkenin tadını bilmiyor diyebiliriz. Günümüzde fabrikasyon yöntem ile üretilmiş sirke için eski tıbbın söyledikleri geçerli mi?<br />
Hayır. Sirke rafa girdiği zaman mertlik bozuldu, çünkü sirke canlı bir madde. Günümüzde market raflarında satılan sirkelerin büyük çoğunluğu “sirke asidi” ile yapılıyor. Bunlar çok kısa zamanda fabrikasyon yöntemler ve kimyasal katkılarla üretilmiş sadece adı sirke olan mamuller. İnsan sağılığı üzerinde faydadan çok zararı olabilir!</p>
<p><strong>İnsanlar neden doğal fermantasyon yani hakiki sirke kullanmalı?</strong><br />
Hakiki sirke, sirke bakterilerin yaptığı sirkedir. Bu inanılmaz faydalıdır. Hakiki sirke taze meyvelerin sıcak ortamda doğal fermantasyonu ile oluşur. Uzun zaman içinde ve emekle oluşan hakiki sirke inanılmaz faydalı özelliklere sahiptir. Eski hekimler bu sebeple yıllanmış sirkeyi hem ilaç, hem ilaç malzemesi, hem içecek, hem de yemek malzemesi olarak kullanmışlar.</p>
<p><strong><em>Hakiki sirkeyi herkes mutlaka evde bulundurmalı, hem yemek amaçlı hem de eski tıp hekimlerinin kullandığı gibi acil durumlar için!</em></strong></p>
<p><strong>Son zamanlarda alanında uzman birçok hekim sebzeleri, özellikle de çiğ olarak tüketilen ve salatada kullanılan yeşilliklerin sirkeli suda yıkanmasını tavsiye ediyor. Peki, bunun için fabrikasyon sirkeyi kullanmak uygun olur mu?</strong></p>
<p>Sirke, sebzelerde ve yeşilliklerde bulanan, insan sağlığına zararlı bakterileri öldürdüğü ve üzerindeki kimyasal atıkları da temizleme özelliğine sahip olduğu için tabiî ki kullanılmalı. Ancak doğal yani hakiki sirke diye tanımladığımız sirke bu özelliklere sahip olduğu için sebzeleri temizlerken de mümkünse doğal fermantasyon sirke tercih edilmeli. “Yapay” sirke asidi ile yapılan sirkeler hiçbir zaman ve hiçbir yerde “hakiki” sirkenin etkilerini göstermez.</p>
<p><a href="www.iyilikguzellik.com">www.iyilikguzellik.com</a> özel Nihal Doğan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/onemli-bilgiler/sirke-tek-basina-dogal-ilac/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata İhtiyacımı Doğal Yollarla Nasıl Giderebilirim?</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/tarifler/cikolata-ihtiyacimi-dogal-yollarla-nasil-giderebilirim/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/tarifler/cikolata-ihtiyacimi-dogal-yollarla-nasil-giderebilirim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 22:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Tarifler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Çikolata ihtiyacı diye bir şey yoktur. Bu ihtiyaç hissi piyasadaki çikolatalarda bulunan yapay tatlandırıcıların beyinde doğal şekerin yerini alarak bağımlılık oluşturmasına dayanır. Bu tatlandırıcılar GDO&#8217;lu mısırdan elde edilen glikoz şurubu veya birçok ülkede yasaklanan Aspartam gibi yapay tatlandırıcılardır. Yani bir ihtiyaç değil, bir bağımlılıktır. Genellikle  kadınların ve çocukların sevdiği çikolatanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: <strong>Çikolata ihtiyacı diye bir şey yoktur</strong>. Bu ihtiyaç hissi piyasadaki çikolatalarda bulunan yapay tatlandırıcıların beyinde doğal şekerin yerini alarak bağımlılık oluşturmasına dayanır. Bu tatlandırıcılar GDO&#8217;lu mısırdan elde edilen glikoz şurubu veya birçok ülkede yasaklanan Aspartam gibi yapay tatlandırıcılardır. Yani bir ihtiyaç değil, bir bağımlılıktır. Genellikle  kadınların ve çocukların sevdiği çikolatanın bağımlılık yaptığını kabul etmek istemeyiz. Çünkü çikolata bize hep çok masum birşey olarak sunulmuştur şimdiye kadar. Bu yaklaşım da gerçek zararın boyutlarını anlamamızı engeller.</p>
<p>&#8216;Hayır, bununla alakası yok. Ben çikolatanın kokusunu seviyorum. Beni tatlı olması değil kokusu cezbediyor&#8217; derseniz bu bağımlılıktan kurtulana kadar size birkaç doğal &#8216;çikolata ihtiyacı (!) giderme yöntemi&#8217; verebiliriz: Ev yapımı çokokrem ve bol kakaolu puding.</p>
<p>Daha yoğun bir kakao tadı elde etmek için her iki tarifte de kullanılacak tereyağın bir kısmı hakiki kakao yağı olabilir. Kakaounun da alkali işlem görmemiş olanını tavsiye ediyorum. Bu iki malzemeyi <a href="http://www.sadepazar.com" target="_blank">Sade Paza</a>r&#8217; da bulabilirsiniz.<strong> </strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Bol Kakaolu Puding</strong></em></span><br />
*1 kg. soğuk süt<br />
*11 çorba kaşığı toz  şeker<br />
*2 çay bardağı un<br />
*vanilya çubuğu<br />
*3 çorba kaşığı kakao<br />
*125  gr. tereyağ (A ve 0 kan grupları daha az tereyağ kullanabilir)<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Üzeri için:</strong>Hindistan  cevizi</p>
<p><strong>Yapılışı</strong></p>
<ul>
<li> Kakao ve unu 1 su  bardağı sütle ezelim. Hiç topak kalmasın.</li>
<li> Sütün tamamını, vanilya çubuğunu ve şekeri  ekleyerek ağır ateşte tel  bir çırpıcı yardımıyla sürekli karıştırarak  pişirelim.</li>
<li> Üzeri göz göz olunca ocaktan alıp vanilya çubuğunu çıkaralım, soğutalım.</li>
<li> Tereyağını  ilave edip mikserle 10 dk. çırpalım.</li>
<li> Kuplara boşaltarak dolapta  bekletelim. Üzerine hindistan cevizi  rendesi serpip servis edelim.</li>
</ul>
<p><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ev Yapımı Çokokrem Tarifi</strong></span></em></p>
<p>* 7 çorba kaşığı buğday nişasta<br />
* 3 adet yumurta<br />
* 250 gram tereyağı (Bu miktarın 1/3&#8242;ünü hakiki kakao yağı ile hazırlayabilirsiniz.)* 1 su bardağı şeker<br />
* 3 çorba kaşığı kakao (Daha yoğun bir tat için daha çok kakao koyabilirsiniz)<br />
* 2 çay bardağı ince dövülmüş fındık</p>
<h3 id="yapilis"><strong> Yapılışı<br />
</strong></h3>
<ul>
<li>Yumurtaları  kırıp 1 su bardağı şekerle uzun bir süre çırpalım.</li>
<li>Köpük haline gelince  nişasta ve oda sıcaklığındaki tereyağını ilave edin çırpmaya devam  edelim.</li>
<li>Kakao ve fındığı katıp çırpmaya devam edelim.</li>
<li>Kıvamı geldik  sonra kavanoza koyup buzdolabında dinlendirilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/tarifler/cikolata-ihtiyacimi-dogal-yollarla-nasil-giderebilirim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sade Pazar&#8217;da Doğal Beslenme Seminerleri Başlıyor!</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/haber/sadepazarda-dogal-beslenme-seminerleri/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/haber/sadepazarda-dogal-beslenme-seminerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 09:03:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sademutfak.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[Sade bir hayatı tercih edenler, yediklerim ve ailemin yedikleri doğal olsun diyenler ve aynı zamanda “Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri” kitabının yazarı Arzu Aygen’i tanımak, imzalı kitabını almak isteyenler size çok özel bir haberimiz var! Sade bir yaşam sürmek isteyenlere yol gösteren Sade Hayat Derneği, aynı zamanda “Sade Pazar”da satılan kimyasal katkılardan uzak, %100 doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sade bir hayatı tercih edenler, yediklerim ve ailemin yedikleri doğal   olsun diyenler ve aynı zamanda “Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri”   kitabının yazarı Arzu Aygen’i tanımak, imzalı kitabını almak isteyenler   size çok özel bir haberimiz var!</p>
<p>Sade bir yaşam sürmek isteyenlere yol gösteren Sade Hayat Derneği,   aynı zamanda “Sade Pazar”da satılan kimyasal katkılardan uzak, %100   doğal ürünlerle, İstanbul-Fatih’teki adresinde tüm İstanbullu’lara   hizmet veriyor.</p>
<p>Sade Pazar’da zeytinyağından sirkeye, sebzeden meyveye, sucuktan   peynire, saf ekmekten kaya tuzuna, baldan pekmeze, sağlıklı kitaplardan   şifalı bitkilere yüzlerce çeşit ürünü “doğal” olarak birarada   bulabilirsiniz…</p>
<p>Ayrıca, 15 Mayıs 2010 Cumartesi günü “Arzu Aygen” okurları ile “Sade   Pazar”da buluşuyor.</p>
<p>“<strong>Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri</strong>” kitabının  genişletilmiş 5.  baskısını, yazarı <strong>Arzu Aygen</strong>‘e  imzalatarak almak ve merak  ettiğiniz soruları da kendisine sormak  isterseniz <strong>15 Mayıs Cumartesi  saat 13:00′te Sade Pazar</strong>‘a  gidebilirsiniz.</p>
<p>Sade Pazar, Akşemsettin Mah. Bali Paşa Cad. No: 17A Fatih/ İstanbul   adresinde. Tel: <strong>0212 533 28 58</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sademutfak.com/wp-content/uploads/2010/05/beyazunsuz2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-147" title="beyazunsuz2" src="http://www.sademutfak.com/wp-content/uploads/2010/05/beyazunsuz2.jpg" alt="" width="119" height="136" /></a></strong></p>
<p><strong>Beyaz Unsuz, Şekersiz Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Teknik Bilgiler</strong><br />
Yazarlar: Arzu Aygen &#8211; Ülfet Aygen<br />
Yayınevi:  Hayykitap &#8211; 8<br />
Kategori: Hayat Güzeldir &#8211; 1<br />
Türü: Yemek  Tarifleri ve Anı<br />
Sayfa sayısı: 264<br />
Ebat: 16 x 23 cm<br />
Birinci  baskı: Şubat 2006<br />
Fiyatı: 10 YTL</p>
<p>Satın Almak için <a href="http://www.sadepazar.com">tıklayınız</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/haber/sadepazarda-dogal-beslenme-seminerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arapsabunu hakkında bilgi verir misiniz?</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/arapsabunu-hakkinda-bilgi-verir-misiniz/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/arapsabunu-hakkinda-bilgi-verir-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 21:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Sorun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogalmutfak.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Piyasada bulunan arapsabunları çoğunlukla yanmış-kullanılmış ayçiçek yağlarından imal edilir. Kötü kokacağı için de aromalar ilave edilir. Ancak bu arapsabunlarıyla çamaşır yıkandığında çamaşırlarda hoş olmayan bir yanmış yağ kokusu oluşur ve çamaşırlar yapış yapış olur. Yanmış yağdan yapılmayan arapsabunları bulmak gerekir. Bulaşıkta ise zeytinyağı sabunu, arapsabunundan çok daha iyi netice verir. Ancak ilk önce bilinmesi gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Piyasada bulunan arapsabunları çoğunlukla yanmış-kullanılmış ayçiçek yağlarından imal edilir. Kötü kokacağı için de aromalar ilave edilir. Ancak bu arapsabunlarıyla çamaşır yıkandığında çamaşırlarda hoş olmayan bir yanmış yağ kokusu oluşur ve çamaşırlar yapış yapış olur. Yanmış yağdan yapılmayan arapsabunları bulmak gerekir.</p>
<p>Bulaşıkta ise zeytinyağı sabunu, arapsabunundan çok daha iyi netice verir.</p>
<p>Ancak ilk önce bilinmesi gereken önemli bir konu var: Rafine yağlar, bu tip doğal temizleyicilerle temizlenemeyecek kadar inatçıdır, yapışkandır*. Doğal yöntemler ancak doğal yağları çıkarmak için etkilidir.</p>
<p><em>*Temizlemek için bu kadar kuvvetli, ağır ve sökücü kimyasallar gerektiren, son derece yapışkan rafine yağların vücudumuzda bırakacağı kalıntıları durup düşünmek gerekir.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/arapsabunu-hakkinda-bilgi-verir-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kil temizlikte nasıl kullanılır?</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/kil-temizlikte-nasil-kullanilir/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/kil-temizlikte-nasil-kullanilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 21:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Sorun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogalmutfak.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Kil, yağ temizleyicidir. Küvetlere ve lavabolara toz olarak serpilir, süngerle ovulur ve suyla temizlenir. Saç temizlemede de geleneksel olararak kullanılagelen bir maddedir. Dinimiz İslam&#8217;da temizleyici olarak su ve toprak gösterilmiştir. Bilindiği üzere abdest ya suyla ya da toprakla alınır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kil, yağ temizleyicidir. Küvetlere ve lavabolara toz olarak serpilir, süngerle ovulur ve suyla temizlenir.</p>
<p>Saç temizlemede de geleneksel olararak kullanılagelen bir maddedir.</p>
<p>Dinimiz İslam&#8217;da temizleyici olarak su ve toprak gösterilmiştir. Bilindiği üzere abdest ya suyla ya da toprakla alınır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/kil-temizlikte-nasil-kullanilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asit Borik&#8217;in böcek ilacı olarak kullanımını açıklar mısınız?</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/asit-borikin-bocek-ilaci-olarak-kullanimini-aciklar-misiniz/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/asit-borikin-bocek-ilaci-olarak-kullanimini-aciklar-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 21:24:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Sorun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogalmutfak.com/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Asit Borik&#8217;in böcek ilacı olarak kullanımı: Asit Borik böcekleri öldürmez ancak uzaklaştırır. Hazırlanışı: Orta boy bir patates haşlanır ve ezilir. İçine bir çorba kaşığı asit borik eklenerek yoğurulur. Fındık büyüklüğünde toplar haline getirilip radyatöre veya güneş gören yere konularak kurutulur. Böceklerin bulunabileceği yerlere bu toplar bırakılır. Uyarı: Çocuk ve ev hayvanlarının ulaşamayacağı yerlere konulmalıdır. Zehirli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Asit Borik&#8217;in böcek ilacı olarak kullanımı:</strong> Asit Borik böcekleri öldürmez ancak uzaklaştırır.</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Orta boy bir patates haşlanır ve ezilir. İçine bir çorba kaşığı asit borik eklenerek yoğurulur. Fındık büyüklüğünde toplar haline getirilip radyatöre veya güneş gören yere konularak kurutulur. Böceklerin bulunabileceği yerlere bu toplar bırakılır.</p>
<blockquote><p><strong>Uyarı:</strong> Çocuk ve ev hayvanlarının ulaşamayacağı yerlere konulmalıdır.<br />
Zehirli değildir ancak yine de yemek için uygun olmayan bir kimyasal maddedir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/asit-borikin-bocek-ilaci-olarak-kullanimini-aciklar-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boraks temizlikte nasıl kullanılır?</title>
		<link>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/boraks-temizlikte-nasil-kullanilir/</link>
		<comments>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/boraks-temizlikte-nasil-kullanilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 21:22:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bize Sorun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dogalmutfak.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[Boraks&#8217;ın temizleyici olarak kullanımı: Boraks ve çamaşır sodası eşit miktarda karıştırılır. Lavabo, tuvalet gibi sert yüzerlerin temizliğinde ovucu, koku giderici ve antiseptik olarak kullanılır. Bu karışım bulaşık makinesinde de deterjan yerine kullanılabilir.  (Ancak bulaşıklar makineye arındırılarak konulmalıdır.) Uygulama: Lavabo ve tuvalet için; fırça veya süngerle ovulur ve suyla temizlenir. Gerekirse arapsabunu da kullanılabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boraks&#8217;ın temizleyici olarak kullanımı</strong>:<br />
Boraks ve çamaşır sodası eşit miktarda karıştırılır. Lavabo, tuvalet gibi sert yüzerlerin temizliğinde ovucu, koku giderici ve antiseptik olarak kullanılır. Bu karışım bulaşık makinesinde de deterjan yerine kullanılabilir.  (Ancak bulaşıklar makineye arındırılarak konulmalıdır.)</p>
<p><strong>Uygulama:</strong> Lavabo ve tuvalet için; fırça veya süngerle ovulur ve suyla temizlenir. Gerekirse arapsabunu da kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sademutfak.com/bize-sorun/boraks-temizlikte-nasil-kullanilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
